ORTADOĞU


I

Anlat onu:

Laledir
Devesinin boynunda düğüm

Gecedir
Katırın gözünde sahtiyan

Sestir akar
Atının koşumlarından demir

Ve o dilenir
Sara taklidi yaparak

Nedir sandığa basılı bez
Aşevine giden işçiler
Neden ekmeklerini de yanlarında götürürler
Kimin gözleri tülbentle bağlı
Annesi bağladı hangi niyetle bağladı
Gömleği yastığının altında
Hiç giymeyecek o gömleği onu anlat
Her kelime yeniden söylenmektedir
Yeniden yeniden söylenmektedir
Ve her kelimenin anlamı
Başka olmaktadır bir öncekinden
Bütün gereksiz anıtları yıkmaktadır
Anıt sözü anıtları yıkmaktadır
Irmaklar ırmaklar
Irmak söz ırmakları çoğaltmaktadır
Yeniden yeniden çoğaltmaktadır
Bir kez daha söyle ırmak sözünü
Suçüstü bastırmaktadır karanlıkları
Buradan gözalabildiğine
Donanmış tek ağaç görmeyeceksin
Ama irili ufaklı göllerle gamzelenir toprak
Anlat nasıl boşaltıldı o şehirler
Kumla çamurla tıkandı her biri
Çirkin kuşları ağulu böcekleri besledi
Sayda'yı,  Hatusas'ı Troya'yı
Alfabe ihraç eden Fenike'yi
Alfabe ithal eden Ankara'yı
Birbirine girmiş
Taşbasması merkezleri, savaş arabalarını
İki nöbetçiyi anlat
Uygarlık kuzeye doğru çekilirken
Akdeniz kıyılarına  iki nöbetçi dikti
Güneşi bir de şiiri

İlk adımda ürperen çiçekleri
İlk adımda çiçekler ürperir
Bir çiçek adı: papatya
Bir çiçek adı: leylak
Bir çiçek adı: yaz çiçeği
Bir çiçek adı: kış çiçeği
Bir çiçek adı: Tanrım
Hafiften hafiften seyriyor
Serseri kurşunun hedefi

Buradan gözalabildiğine
Tek ve seyrek göreceksin yağmuru
Ama her damla dopdoludur
Ve her damlada
Taşıran-damla onuru vardır
Bunun için kördür şerbet
Bunun için etoburdur petrol
Bunun için öfkelidir özsu

Morarıyor faltaşı



II


Savaştan da kırandan da olsa
Veremle de sıtmayla da gelse
Lacivert bir çıngıraktır ölüm
Patlar sarnıçların eski suyunda
Kapaklanmış bir at resmi çizer
Havaleli çocukların kulaklarına
Ve avcıdır amansızdır coğrafya
Oyuklar halinde yitmişliğidir
Yüzyılların bıraktığı iz taşta
Hangi taraftan esse rüzgar
Zonklatır, sonra ortaya çıkarır
Kayalıklara sıkışmış bir tarihi,
Bir isyanı, bir dostluğu, bir yenilgiyi,
Dönüştüğü şu müthiş ortamda
Erkek totemlerin kadınsı fetişlere
Kilim sanrısının halı dalgınlığına,
Bil ki buradan göz alabildiğine
Dağların gizemli şakaklarında
Ovalara yaylalara bozkırlara çöllere
Bölgenin bütün üvey topraklarına
Bir değişim aracı olmuştur ayna
Altın öldürmüş, ipek yalan söylemiştir
Kadı Burhanettin'in arkadaşlarını
Mitridat'ın dostlarını sevgililerini
Ağuya ve küçük tatlara alıştırmıştır
Tütüne, defneye, hayatın okşayışına.
Savaşın vakti yoktur oysa
Ve ancak yenilgi halinde
Söz konusu olabilir geç kalma
Umudun kanayan cephesinde
Bak yağmur yağıyor ana unsura
Kuşlar iyice alçaktan uçuyor,
Bir şey vardı hani
Yitirdim ya da hiç olmadı sanıyordun
Oysa karışık bir anı gibi
Seni uyurken öpmesi gibi babanın
Bir ilkkar tomurcuğu gibi
Geveze dualardan sıyrılmış
Sürekli ve silik duruyor
Bak o şey sinmiş şurana.
Binlerce binlerce yeraltı geçidine
Şırıldıyarak aktı
Son gölgeleri yakılanların.
Ateşlenirken odun ayaklarında
Ve her akşam göğün yorgun başı
Usul usul düşerken omuzlarına
Sessizce ve hep birlikte aktı
Büyük bir serinlik halinde
Son gölgeleri onların
Siyaset meydanlarından sehpalardan
Kale kapılarındaki ince yazıtlardan
Yanlış savaşlardan
Büyük bir yıldız kalabalığına
Sütündeki mavi damarlara koyunların
- Mavi şaman damarlarına-
Susuzluk ve işkence...
Bunlarla yarattı efsanesini
Bunlarla yarattı sorumlu Musa'yı
Bunlarla yarattı iyi İsa'yı
Bunlarla yarattı cesur Muhammed'i.


Anlat onu:

Erzurum'da
Geçit vermez kaşlarının ardında
Derindir karanlıktır ıssızdır gözleri

Konya'da
Yüzünün herhangi bir yerine
Bir kibir kırışığı çekmeyi ihmal etmez

İzmir'de
Kavun karpuz sergileri arasında
Başı dönmektedir

Kahire'de
Tıkmıştır can kafesinin içine
Tarihin büyük hayaletini

Kuveyt'te
Sağ eliyle duaya dururken
Sol eliyle kıçını kaşımaktadır.

Telaviv'de
Ona büyük bir türkü lazımdır ona

Ve her yerde
Güneş gizlice onun için parlıyor
Gece gizlice onun gecesidir

Her yerde
Morarıyor
Faltaşı.    

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !